|
TİRİDİNE BANDIM:
Oyunun Öyküsü: Oyun hakkında değişik rivayetler vardır. Birisinde bir sohbet esnasında iki âşık arasında yarışma şeklinde sözler meydana çıkmıştır. İkinci rivayet ise sudur: Eskiden Tosya halkı ticaret maksadı ile sürekli olarak Saz dağını asarak Çankırı tarafında "Öteyüz" denilen yöreye giderlermiş. Ekonomik ilişkilerinin yanında bu bölge ile sosyal ilişkilerde de gelişme görülür. Bu yüzden oyunda Karadeniz Bölgesi’nden ziyade İç Anadolu Bölgesi'nin etkisi görülür. Rivayetimiz söyle: Aşığın biri Öteyüz’e giderken Fazlı isminde bir çobanla karşılaşır. Çoban orada sığır otlatmaktadır. Aşığı elinde saz ile görmüştür. Kendisi de yalnızlıktan canı sıkılmıştır. Aşığı yanına çağırır, kedisine bir şeyler çalmasını ister. Âşık pekâlâ der, fakat aklına çalacak bir şey gelmez. Tam o esnada âşık vatandaşın birisinin öküzleri ile beraber çift sürmeye gittiğini görür. Bundan esinlenerek:
Sabahleyin erken çifte giderken, Öküzüm torbadan düşmüş gördün mü? Amanın Fazlım.
Daha sonra sığırların içerisindeki mandaya gözü takılır. Manda yuva yapmış söğüt dalına, Yavrusunu sinek kapmış gördün mü? Amanın Fazlım. Dönüşte bir sohbet esnasında bu durumu dile getirir. Halk arasında hikâye seklinde söylenir. Musiki Cemiyetinin kurulmasından sonra Hakki BERBER bu sözleri toplayarak bir araya getirir. İsmail OKUR (Nayipoğlu)’da Tiridine Bandım nakaratını ekleyerek bestesini yapar. Mustafa BAŞEFE (Akçak) ve arkadaşları da bunu oyuna dönüştürerek folklorumuza kazandırırlar. O günden bu güne çalınır, söylenir, oynanır. Sözleri: Sabahleyin erken çifte giderken, aman aman Öküzüm torbadan düşmüş, gördün mü? amanın yandım Tiridine tiridine, tiridine bandım Bedava mı sandın, para vidim aldım.Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman Yavrusunu sinek kapmış gördün mü? amanın yandım. Tiridine tiridine, tiridine bandım Bedava mı sandın, para vidim aldım. Aşağıda pınar güzellerin yoludur, aman aman Tosya’da kuşağı ince belin gülüdür, amanın yandım. Tiridine tiridine, tiridine bandım Bedava mı sandın, para vidim aldım Yöresi : Tosya Güfte : Hakki BERBER Derleyen : M.SARISÖZEN Tarihi : 22.06.1973
BEYLER BAHÇESİ:
Oyunun Öyküsü: Eskiden beri oynanmaktadır. Tosya zeybeği diye bilinmekledir. Altı oyuncu ile oynanır. Mustafa BAŞEFE ve arkadaşları oyuna resmi bir hüviyet kazandırmışlardır.
Rivayete göre İstiklâl Harbi sırasında Ege bölgesinde askerlik yapan bir genç efelerden etkilenir. Uzun yıllar bu bölgede mücadele vermiştir. Geri döndüğünde kimsesinin kalmadığını görür. Bu duruma son derece üzülerek bu türkünün sözlerini terennüm eder. Sonraları bu sözleri oyuna dönüştürür. Zeybek türünde oynamaya baslar. Sözleri: Beyler bahçesinden atlayamadım. Cephanem döküldü toplayamadım, Of Düşmanım geliyor haklayamadım Yüksek minareden attım ben bir taş Ne anam var, ne babam, ne gardaş Şimdiden sonra beşli martin arkadaş
Güfte : Belli Değil Beste : Belli Değil
DEĞİRMENCİ: Oyunun Öyküsü: Bu oyun erkekler tarafından düzenlenmiş, erkekler tarafından oynanan bir oyundur. Bu oyunun ortaya çıkmasında Çankırı yarenlerinin etkisi görülür. Bir düğün toplantısında erkekler kendi aralarında eğlenirken erkeklerden bir tanesi zenne kıyafetine bürünerek toplantı yerine gelir. Bu toplulukla değirmencilik yapmakta olan bir genç vardır. Ona güzel sözlerle yarenlik ve atıfta bulunur. Mustafa BAŞEFE ve arkadaşları bu durumu bu oyunla sembolize ederler. Oyun Beyler Bahçesi oyununun ekibi ile oynanır. Beyler Bahçesi oyunundan sonra bu oyuna geçilir. Zenne kıyafetindeki oyuncunun yanında onu koruyan bir de arkadaşı bulunur. Değirmencinin zenneye karşı taşkınlık yapmasını önlemeye çalışır. Sonunda zenne değirmenciyi ikna eder. Çarşamba oyununa geçilir. Sözleri: Değirmenci, amanın yallah yallah değirmenci, Sırma gibi saçlar Kalem gibi kaslar Hep senin olsun Öğüt öğüt buğdayımı Olmaz kadıncık olmaz. Oluklarda su durmaz. Arkadaşlar razı da olmaz. Al git buğdayınıDeğirmenci, amanın yallah yallah değirmenci. Elma gibi yanaklar Kiraz gibi dudaklar Hep senin olsun Öğüt öğüt buğdayımı Olur, kadıncık olur Oluklarda su durur Arkadaşlar razı da olur Senin buğday un olur. Yöresi : Tosya Güfte : Mustafa BAŞEFEBeste : Belli Değil ÇARSAMBA:
Oyunun Öyküsü: Tosya düğünlerini tanıtan bir oyundur. Bu oyunda düğünlerin hafta boyunca devam ettiği, her günün ayrı bir öneminin olduğu belirtilmektedir. Bilhassa Çarşamba günü yapılan törenlerde çok dile getirildiğinden ve oynandığından Çarşamba adını almıştır. İki kişi ile oynanan kıvrak figürlü bir oyundur. Oyunlarımıza başlarken bu oyunla başlanır ve bu oyunla bitirilir. Sözleri: Çarşambadır ÇarşambaYarın günden PerşembeÇarşambayı şaşırmaPerşembeye kaçırma Hoppala yavrum yaz geldi Çarşıya kiraz geldiAldım beş okka kirazO da yâre az geldi Değirmenin bendine Döner kendi kendine Değirmende üç kız varBiri benim dengime Derler güzelsin derlerDerler oynaksın derlerAh su güzele kim derlerOna bulgurlu derlerDam üstünde kartalKartal kanadın dartarDul garidan gız almaÇeker yakanı yırtarDesinler de desinlerDilini de dişini de yesinler Tek mesenin dibinde Kız oynatmış disinler Güfte : Belli Değil Beste : Belli Değil ORTAK BENIM HAKKIMI YEME: Oyunun Öyküsü: Çarşamba günü kına törenlerinde ortaya çıkmış bir türkü ve oyundur. Saim ORUÇ ve Mustafa KARAMAN bu derlemeyi yaparak oyun olarak folklorumuza kazandırmışlardır.
Bu oyunla genellikle yaygın olan ortaklık müessesinin istenilen bir şekilde yürümemesini oyun ve sözlerle ifade etmeğe çalışmışlardır. Sözleri: Bir kişiyle ortak oldumNeşe gitti gamla doldum.Sonunda mevlayı buldumOrtak benim hakkimi yeme Ortaklığı sen istedin Defterle hile ettinAdaleti nereye deptinOrtak benim hakkimi yeme Bir anahtar sende idiBir anahtar bendi idiÜçüncüsü kimde idi,Ortak benim hakkimi yeme. İnkâr etme gel sekerimTersine döndü tekerimAltun dişini sökerim Ortak benim hakkimi yeme Beraber açtık lokantaHer gün süründün lavanta İşin gücün hep avanta Ortak benim hakkımı yeme İkimiz açtık oteliSonra olduk mahkemeliGüldürdün kendine eliOrtak benim hakkimi yeme.
Yöresi : Tosya Güfte : Mustafa KARAMAN – Saim ORUÇ Beste : Belli Değil
|